Hastalığa özgü değişimlerin algılanması ve yorumlanması

 

Birçok Türk’ ün bugüne kadar demans hakkında bir bilgisi yoktu; ancak alzheimer Türkiye’de ve Türk göçmenler arasında bilinmekte ve hastalık olarak kabul edilmekteydi. Alzheimer esasen demansın bir formu olmasına rağmen Türk kökenli insanlara demans yerine alzheimerden bahsetmek gerekmektedir.

Konu demanstan açıldığında belki de akrabalar ‘ Hayır demans değil alzheimer; adam delirdi. ‘ diyecekler.

“Kafayı oynatma” da tipik bir tarif yöntemidir ve beyinde sorun olduğunu anlatır. Akıl yerinde değilse mantıklı cevapta verilemez. Bu tip insanlar yaptıkları eylemlere hakimiyet sağlayamazlar.

 

Demansa dayalı hastalıkların bakımını üstlenen kişilerin durumu

Demans hastası bir akrabanın bakımını yapan müslümanlar, bakımı evde yapmakta ve bunu bir görev olarak addetmektedirler. Bu bakış açısı Allah’ ın böyle arzuladığı ve kendi kaderlerinin bu şekilde yazıldığı anlayışıyla kabul görmektedir.

Her kim akrabasının bakımını bakım evine devretmeyi planlar veya realize ederse, sosyal çevre ve aile bireyleri tarafından istenmeyen kişi ilan edilir. Bu dini anlayış ve sosyal normlara karşı gelmek demektir. Hastanın bakımı için bakım servisinin görevlendirilmesi anlayışı yeni kuşaklarda yavaş yavaş kabul görmektedir. İnterkültürel yapıya sahip birlikte yaşam üniteleri çok nadir reddedilmektedir. Bu üniteler daha çok genişletilmiş aile gibi irdelenmektedir. Hastalıklar günümüzdeki emeklilerin çocukluk ve gençlik dönemlerini kapsayan onlarca yıl evvelinde büyük önem taşımaktaydı. Hastanın bakımı kaderin öngördüğü gibi evde yapılmalıydı. Bu yapılmadığı zaman aile büyük bir sosyal baskı altında bırakılmaktaydı. Bugünkü formuyla ambulans bakım geçmiş yıllarda yoktu; olsa da kabul görmesi düşünülemezdi.

 

Türk Halkı’ nın demans ve alzheimer hakkında aydınlatılması

Demans hastalıkları hakkında bilgilendirme Türkiye’ de Almanya’ ya göre en az 20 yıl gecikmeli gerçekleştirilmiştir. Tabii ki artık özellikle büyük şehirlerde aradaki açık kapatılıyor. Türk alzheimer toplumu çok aktif çalışıyor. Herşeye rağmen halen demans değil de alzheimerden bahsedilmektedir. Alzheimer artık kırsal bölgelerde dahi bilinmektedir.

Günümüzde alzheimer daha doğrusu demans üzerine birçok araştırma yapılmaktadır. Çanak üzerinden Almanya’ da da izlenilebilen Türk televizyon kanallarında sık sık bilgilendirme programları yapılmaktadır. Toplumda gün geçtikçe alzheimer üzerine daha çok konuşulmakta ve halk belirtiler ile destekleme olanakları hakkında hassas hale getirilmektedir.

Bugün hasta bakım servislerinin ambulans destekleme formundaki dışarıdan yardım uygulamaları Almanya’ daki Türk kökenli göçmenler tarafından kabul görüyor mu?

Evet, medya vasıtasıyla burada da insanların hastalıklara bakış açısı demansta dahil olmak üzere değişti. Hastalıklara özgü büyük bir hassasiyet ve değişim anlayışı gelişti. İlgili kuşağın kadere inanma ve hastalıkların sebepleri ve ilerlemelerini içeren anlayışların her ikisi de halen mevcuttur. Buna uygun olarakta lanet okuma, büyü ve duaların etkili olduğuna da inanılmaktadır. Misafir işçiler alzheimerin ilerleme sürecinin ilaçlarla yavaşlatılacağı ve buna karşı hafıza alıştırmaları yapılabileceğini bilmektedir. Aynı şekilde beynin sağlıklı kalması amacıyla Kuran’ dan da ayetler okunmaktadır.

 

Bu durum 2. ve 3. misafir işçi kuşaklarında daha değişik seyir göstermektedir.

Sözkonusu kuşaklar dışarıdan destek almaktadırlar. Onlar interkültürel bakım servislerine, tanıdık çevreye ve interkültürel danışma bürolarına alzheimer olma ihtimali bulunan babasının teşhisini nasıl yaptırabileceklerini ve birkaç saat bakımının üstlenilebilineceği birimlere nasıl ulaşılabileceklerini sormaktadırlar. Benzer şekilde tanıdıklar için kendi kendine yardım grupları hakkında da bilgi toplanmaktadır. Bahsi geçen kişilerin birçoğu hasta bakım servislerini zaten bilmektedir.

Buna rağmen oluşan muzdarip baskıdan dolayı hastya karşı şiddet uygulanacağından korkulmakta; hatta bu sebeple önceden şiddete dayalı pratiklerin meydana geldiğine dahi rastlanmaktadır.

Akrabalar Deta – Med’ e telefon açarak: ” Babam ağır hasta, geceleri rahatsız oluyor ve bizi de rahatsız ediyor. Ne yapabiliriz?” veya ” Kardeşim anneme karşı şiddet kullanmaya başladı, çünkü o annemin herşeyi kasıtlı yaptığı gibi kati bir inanca sahip. Annem bizi azarlıyor ve bizim onu soyduğumuzu söylüyor.” diyerek acil yardım talebinde bulunuyorlar.

Önemli olan destekleme sözü veren kişi ve kurumların Türk toplumunda tanınması ve bunlarla şahsi iletişim halinde bulunulmasıdır. Sadece istisnai durumlarda tanınmamış kurumlar ve yalnızca Almanca konuşan yabancı şahıslarla temasa geçilmekte; onlara çekilen acı ve beklenilen yardım tasvir edilmektedir. Yatılı kurumlarda da durum benzeri şekildedir. Bu kurumlar zaten kötü bir imaja sahipler. Yardıma muhtaç yaşlı aile ferdinin bakımıyla ilgili karar aşamasındaki bariyerlerin ortadan kaldırılması, eğer kişisel iletişim yoksa imkansız gibidir.

Almanya’ da demans hastası göçmenlere özgü çok güzel kurumlar olsaydı ve bu kurumlar göç tecrübesine sahip bireyler tarafından yönetilmesiyle tanınsaydı, babanın veya annenin bu tip kurumlarda yaşaması çocuklar tarafından tasvip edilebilirdi. Tabiyatıyla yaşam alanı, klasik bir bakım yurdu gibi değil, bilakis bireysel ve özel isteklerin dikkate alındığı ünitelerin olduğu, aile birlikteliğine benzer bir yapı gösteren açık ve saydam dokuya sahip olmalıdır.

Aktüel olarak geleneksel yönetilen bakım yurtlarının negatif imajı etkili olduğu için, aile demans semptomatolojisiyle son derece yüklü olsa dahi yaşlı aile fertlerinin buralarda konaklamaları tercih edilmemektedir. Böyle bir durumda anne – baba vs. yatılı konaklıyorsa bile aile bireyleri demans hastası ferdin tekrar eve dönmesi amacıyla bakım yapan kişiye yoğun bir sosyal ve psikolojik baskı uygulamaktadır.

 

Evde Hasta Bakım Servisi Deta – Med’ deki deneyimler

Bugün yatılı birimlerde yaşanan kabul sorunlarının benzeri 90′ lı yıllarda evde hasta bakımında da vardı. O zamanlar akrabalarda hep şu cümleler duyuluyordu: ‘ Kimseye babama bile bakamadığımı söyletmem. ‘ ‘ Annemin bakımını ben de yapabilirim. ‘ Eğer birisi bakım için desteğe ihtiyacımız olduğunu düşünüyorsa yanılıyor. ‘

Bunlara rağmen evde hasta bakım servisi gelip yardımcı olmak durumunda kalırsa, çoğu zaman yazı ve logolu aracn birkaç sokak aşağıda park edilmesi rica edilirdi. Çalışanlar logolu tişörtlerle değil günlük kıyafetleriyle ziyaret yapmak zorunda kalırlardı. Ayrıca ambulans destek gizli kalmalı ve çevre tarafından görülmemeliydi.

Bu gelişmeler birçok sıkıntıya yol açtığı için gazeteler, radyo ve televizyonlar tarafından bilgilendirme programlarının yapılmasını gerekli kıldı. Deta – Med tarafından sık sık evde bakım nedir?, Hangi destek ve kolaylıkları sunar?, Hangi pozitif etkileri alırsınız?, Örneğin: Mesleğe yeniden başlamada olduğu gibi güncel bilgiler sunuldu. Hergün yıkama ve temizlik amaçlı bir çalışanın gelmesine karşın, aile dışı yardımın büyük bir utançla alındığı hastalarda bakım sigotası hizmetlerinden yararlanma ve çocukların onlara saygı duyacağı ve onurlandıracağı da tekrar tekrar hatırlatıldı.

Günümüzde gündüz bakımı da dahil olmak üzere bunların tamamı artık kabul görmektedir. Gündüz bakımı aile bireyleri için büyük bir rahatlık sunmaktadır; zira demans hastası gün boyunca etkin tutulduğu için yorgun düşmekte ve gece uyumaktadır. Aile bireyleri de bu vesileyle sosyal ilişkiler ve mesleki faaliyetler için daha fazla zaman bulmaktadır.

 

Lisan

Bakım için temel şartlardan biri aile bireyleri ve hastayla aynı dili konuşmaktır. Kürtçe ve Türkçe konuşan hasta ve aile bireyleri için iki dili konuşan daha doğrusu iki ana dile hakim personel alımı bir zorunluluktur.

Özellikle demans hastaları için bu koşul kaçınılmazdır, çünkü son öğrenilen dil – misafir işçi kuşağı açısından Almanca – hastalık sürecinde tamamen unutulmaktadır.

Gündüz bakım evimizi ziyaret eden ve şimdiye kadar sadece Türkçe konuşan bir demans hastası göçmen, birdenbire gündüz bakım evinde kimsenin anlamadığı bir lisan konuşmaya başladı. Personel konuyla ilgili olarak kocanın dikkatine başvurdu ve koca bunun üzerine karısının bir süreden beri çocukluğunda konuştuğu dil olan Yunanca’ yı konuştuğunu söyledi. Kadın 4 yaşına kadar Yunanistan’ da yaşamış, sonra ebeveynleriyle birlikte Türkiye’ye gitmiş ve ilerleyen zamanda orada evlenerek çocuk sahibi olmuş ve demans sürecinde de aynı dili konuşmuştur.

 

Arzu, vizyon ve bir sonraki plan

Prensip olarak ulus farkı gözetmeksizin, kültür ve biyografilerinin kabul ve saygı görmesi her insan için önemlidir. Hastaların ve aile bireylerinin bakımında ister hemşire, isterse doktor ya da fizyoterapist olsun bakımı üstlenen personel kültürel bilgiye sahip olmalı, toplumsal ve bireysel olarak nasıl davranması ve ilgi göstermesi gerektiğini bilmeli, özellikle de demans rahatsızlığı olanların nasıl bir itibara sahip olduğunu hissetmeli ve ona göre reaksiyon göstermelidir.

Biz odak noktası her geçen gün daha çok internete yönelen bir toplumuz. Peki empati, birliktelik ve sohbet ne olacak?

İçinde birçok hizmette bulunmuş ve emeklilik yaşına erişmiş beynen sağlam veya şaşkın, bakıma muhtaç olan ya da olmayan herkesin birlikte yaşayıp, kendini rahat hissedeceği yerleşim yerleri kurmamız güzel olmakla birlikte aynı zamanda acil bir ihtiyaçtır.

Bu ikamet ve yaşam alanları aynı zamanda kuşaklarüstü yeterlilik merkezi olarakta hizmet vermelidir; çünkü her kuşak kaybolmasına göz yumulmayacak kadar değerli bilgi ve deneyimlere sahiptir.

Yerleşim yeri halka açık ve herkesin ziyaretine uygun olmalıdır. Merkezi konuları ise sohbet, birlikte yaşam ve tecrübe alışverişi oluşturmalıdır. Demans rahatsızlığı bulunan insanlar bu yerleşim yerlerinde insanca ve onurlu bir şekilde tedavi edilmeli, bilgileri, biyografileri, hayatları ve tecrübelerine değer verilmelidir.

 

 

 

Überarbeitet am 09.01.2012 Dipl. Päd. Nare Yesilyurt