İslami evlilik sözleşmesi kocanın tek başına ailenin geçimini sağlamasını taahhüt etmesini zorunlu kılar. Koca dışarıya karşı aileyi temsil eder ve ikametgah yeri, kızların okula gitmesi, erkek çocuğun sünneti gibi kararları verir. Karısı ise çocukların eğitimi, kocanın mutluluğu ve ev idaresiyle sorumludur. Erkeğin sorumluluğunda olan bayanların ebeveynlere, yaşlılara, erkeklere uygun ve saygılı davranışları ve karşı cinsle ilişkileri frenlemeleriyle kız ve kadınların kusursuz bir şekilde itibarlarını idame ettirmeleri İslam’ın eğitim ideallerindendir.

Kırsal bölgelerde çevre ve toplumun düşünceleri kişiye özel düşünce ve davranışlardan önce gelmektedir. Bu nedenle kendisine hemcinsi açısından biçilen rolleri uygun bir şekilde yerine getirmelidir. Bu roller her iki cinsin davranış ve kuralları göz önünde bulundurularak hazırlanmaktadır. Kadınlar ve genç kızların cezalandırılması da bu kuralların temel parçalarından biridir.

 

Miras Hukuku, Aile İdame Yasası, Evlilik Hukuku, Boşanma Kanunu ve Çocukların Velayeti Yasası gibi haklarda erkek daha fazla imtiyaz sahibidir.

Genç kızlar İslam dünyasında gelecekteki ev kadını ve anne rollerine çok erken yaşlarda hazırlanmaktadırlar. Bu hazırlık okul eğitiminden de önce gelmektedir. Onlar kural gereği erken çağlarda ev çekip çevirme görevini üstlenmekte ve ergenlik döneminde ev idaresinde anneyi temsil etme hakkını kazanmaktadır. Bunun ana dayanağı ise en azından kırsal bölgelerde, kızın adet görmeye başlamasıyla birlikte prensip olarak evliliğe hazır anlamı taşımasıdır. Kızlar bu yaşlardan itibaren erkek aile fertlerinin kontrolü altındadırlar ve evliliğe kadar iffetin korunması ailedeki erkeklerin en büyük onur meselesidir. Kız çocuklarına erkeklere itaat etme zorunluluğu küçük yaşlarda öğretilmektedir.