5 evre

Kübler-Ross ölmekte olan insanların davranış ve düşünme biçimlerini 5 evreye ayırdı. Bu evreler sırasıyla; inkâr, öfke, uzlaşma, depresyon ve kabullenmedir.

İnkâr ve yalıtılmışlık: Kübler-Ross’a göre kişinin ölüm olayının gerçekleştiğini inkâr ettiği ölüm evrelerinden ilki bu evredir. Kişi, ‘’Benim başıma gelemez, Bu imkânsız, Buna inanmıyorum’’ diyebilir. Bu ölümcül hastalıklar karşısında verilen yaygın bir tepkidir. Ancak, inkâr genelde geçici bir savunmadır. Bu durum sonunda, kişi parasal durumlar, yarım kalmış işler vb. yüzleştiğinde ve geride kalan aile üyeleri için endişelendiğinde, artan bir farkındalıkla yer değiştirir.

Öfke: Kişinin ölümü inkâr etmeye daha fazla devam edemeyeceğini fark ettiği ikinci evredir. İnkâr, yerini genelde öfke, kızgınlık, hiddet ve kıskançlığa bırakır. Ölecek kişi ‘’Neden ben?’’ sorusunu sorar. Bu noktada, kişiye bakım vermek gittikçe zorlaşır çünkü öfke yer değiştirebilir ve hekimlere, hemşirelere, aile üyelerine ve hatta yaratıcıya bile yansıtılabilir. Kaybedişin farkındalığı yüksektir ve yaşamı, enerjiyi ve kendi kendine yetebilmeyi simgeleyen kişiler, ölmekte olan kişinin kızgınlığının ve kıskançlığının belirgin hedefleri arasındadır.

Uzlaşma: Kişinin ölümünün bir şekilde ertelenebileceği ya da geciktirebileceği umudunu geliştirdiği ölümün üçüncü aşamasıdır. Bazı insanlar genelde Allah’la ölümlerini erteleyebilmek için uzlaşma çabasına ya da müzakereye girerler. Psikolojik olarak kişi ‘’Evet, ben, ama…’’ demektedir. Birkaç fazladan gün, hafta, ay için kişi Allah’a ve başkalarına hizmet etmeye adanmış bir yaşam sürmeye söz verir. Bunun için kişi ibadet etmiyorsa, ibadetlerini yerine getirmeye çalışır ya da ibadet ediyorsa, bunu sıklaştırır.

Depresyon: Ölmekte olan kişinin ölümün kesinliğini kabul etmeye başladığı, ölüm evrelerinin dördüncüsüdür. Bu noktada, bir depresyon süreci ya da hazırlayıcı nitelikte bir keder yaşanabilir. Ölmekte olan kişi sessizleşebilir, içine kapanabilir,ziyaretçileri geri çevirebilir ve zamanının çoğunu ağlayarak ve kederlenerek geçirir. Bu davranışlar normal olup kişinin kendini sevgi nesnelerinden uzaklaştırma çabasıdır. Kübler-Ross, bu evredeki kişileri neşelendirmeye çalışma girişimlerinin desteklenmemesi gerektiğini söyler. Çünkü hastanın bu evrede kendini bekleyen ölüme hazırlanması gerekmektedir.

Kabullenme: Kişinin huzur duygusu geliştiği, kaderini kabullendiği ve birçok durumda yalnız kalmayı arzuladığı, ölüm evrelerinin sonuncusudur. Bu evrede, duygular ve fiziksel acı neredeyse yok olur. Kübler-Ross, bu beşinci evreyi ölümle olan mücadelenin sonu, ölümden önceki son dinlenme evresi olarak tanımlar.