Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bu kavramı ilk olarak 1989 yılında tanımlamıştır. 2002’de yapılan tanım ise şu şekildedir:

“Palyatif bakım (Rahatlatıcı Bakım Süreci),  yaşamı tehdit eden hastalıklardan kaynaklanan problemler ile karşılaşan hastaların ve hasta yakınlarının yaşam kalitesini, başta ağrı olmak üzere tüm fiziksel, psikososyal ve ruhsal problemlerin erken tespit edilerek ve etkili değerlendirmeler yapılarak önlenmesi veya giderilmesi yolları ile arttıran bir yaklaşımdır.”

Palyatif Bakım;

  • Ölümü doğal bir süreç olarak kabul eder ve yaşama değer verir.
  • Kaçınılmaz olan ölümü hızlandırmaya veya geciktirmeye çalışmaz.
  • Hastalara beden, akıl ve ruh bütünlükleri içinde tam bir birey olarak yaklaşır.
  • Her bir hasta için mümkün olan en iyi yaşam kalitesini sağlamaya çalışır.
  • Hasta yakınlarını bakım ünitesinin parçası olarak görür.
  • Kısmen veya tamamen iyileşme umuduyla tedavi görmeye devam eden hastalara sunulabilir. Bu hastalar için öngörülen tüm teşhis işlemleri ve tedavi yapılır.
  • Ömürlerini uzatacak ya da hastalıklarını iyileştirecek tedaviyi sürdürmek istemeyen hastalar ile hastalıklarına karşı sunulabilecek herhangi bir tedavi bulunmayan hastalara, yani her iki halde de ölmesi beklenen insanlara da sunulabilir. Yukarıda belirtildiği gibi, bu bakım biçiminde hastanın rahat ettirilmesi için yapılması zorunlu olanlar dışında, tedavi veya teşhise yönelik herhangi bir test yapılmaz. Çünkü bu aşamada, yapılacak test ve işlemler hiçbir fayda sağlamaz.

palyatif

Palyatif bakım, hastadan bilgi alıp fiziksel bir muayene yaptıktan sonra rahatsızlık veren belirtilerin nerden kaynaklandığını araştırmadan ya da bu belirtilere sebep olan şeyi tedavi etmeden, sadece belirtilerin azaltılmasını ya da yok edilmesini ifade eder. Mesela, bir palyatif bakım ekibi nefes darlığı ve nefes alırken acı duyma gibi belirtileri, ister akciğer kanserinden kaynaklanıyor olsun, ister zatürre, anjin ya da başka bir hastalıktan, aynı şekilde ele alıp rahatsızlığı gidermeye çalışır. Hastaya ne rahatsızlık duyduğunu sorup fiziksel muayenesini yapmak hemen her durumda belirtilerin giderilmesine yetecek kadar bilgi sağlar, ayrıca akciğer filmi çekilmesine ya da başka testler yapılmasına gerek duyulmaz. Çünkü, hasta bu hastalığı için tedavi görmekteyse, palyatif bakımından beklenen tek şey sıkıntı veren belirtilerin ortadan kaldırılmasıdır; eğer söz konusu hasta için bu belirtilere sebep olan hastalığın tedavisinin artık mümkün olmadığı biliniyorsa, palyatif bakım ekibinden beklenen tek şey yine aynı şekilde belirtilerin ortadan kaldırılmasıdır. Eğer bir testin sonuçları tedavi biçimini etkilemeyecekse, o test yapılmamalıdır; bu tıpta çok iyi bilinen bir ilkedir.